Adriana Lima’da “çarşaf” görüp, marka görememek

lima

Cinsiyetçilik karşısında genelde internet medyasının en doğru düzgün haberlerini yapan ekiplerden biri olan Bianet.org bu sefer biraz saçmalamış, ya da haber aceleye gelmiş bilemedik.

Neden mi? Buyrun hem linki hem de aşağıda kopyaladığımız yazısı.

Adriana Lima’yı Çarşafa Sokan “Ahlak”

İstanbul Fatih’te bir reklam panosundaki ağda reklamında yer alan ünlü manken Adriana Lima fotoğrafı boydan boya sprey boyayla siyaha boyanarak “Ahlaksızlık yapmayın” yazıldı.
Fatih’te daha önce de çeşitli yerlerde bulunan reklam panolarındaki kadın fotoğrafları “edep ya hu” çıkartmaları veya siyah boyalarla kapatılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde de oyuncu Beren Saat’in yer aldığı bir reklam panosunda Saat’in üstü “Edep ya hu… Ahlak ve maneviyat tahribatına hayır” yazılı çıkartmalarla kapatılmıştı.
Beren Saat olay üstüne Twitter hesabından “Ne kadar özledim çocukluğumdaki ülkemi! Aydın pazarlar olsun” yazmıştı. (EKN)

“Ahlak” kelimesini tırnak içine alarak sorunun ahlakçılık olduğunu doğru biçimde tespit etmiş Bianet. Buraya kadar bravo. Gerçekten de kadınların giyim kuşamları, ne kadar açık giyinip ne kadar örtünecekleri tamamen kendilerinin bilecekleri bir iş ve bu haklarını yargılayan, yadırgayan, utanç verici bir şey olarak sunan söylemlerle mücadele etmek gerek.

Ama tam da bu yüzden Bianet’in bir sonraki ifadedeki hatası daha da sırıtıyor. Resimden de göreceğimiz üzere ahlakçı saiklerle kendini bilmez biri resmin üzerini siyaha boyamış ve Bianet ağzındaki baklayı hemen başlığa taşımız: “Çarşaf!!”. Biz tekrar tekrar baktık ama olsa olsa bir korku filmi ikonu olabilecek boyama eyleminden bir çarşaf çıkaramadık.

“Kullanılan boya siyah, çarşaf da genelde siyah olur. E o zaman buyrun size çarşaf” gibi bir ima mı var?

Ortadaki kabak gibi ahlakçılığı eleştirmek birkaç kelimeyle mümkünken, neden bir de bıyık altından “çarşaf” sayıklaması?

Bianet’in çarşaflı olarak örtünmeyi seçen kadınlar hakkındaki bakış açısı nedir? Onların giyim kuşam özgürlükleri hakkındaki bakış açısı nedir? Belli ki çok parlak değil. Muhafazakar ahlakçılığı modernci ahlakçılıkla tokatlıyorlar belli ki.

Bir diğer sorun da şu:

Bianet, şaşı bakıp şaşırıyor resimde bir çarşaf görüyor ama resimdeki markayı görmüyor. Oysa üstü örtülen şey, her ne kadar konuyla alakasız da olsa, bir reklam afişi. Ve herhangi bir reklam afişi değil, kadınlara “güzellik” satan bir markanın reklamı. Veet ağda ve benzeri markaların reklamlarının kadınlara nasıl özgüvensizlik ve tedirginlik sattığını, kadın bedeninin nesneleştirilmesine ne kadar yardımcı olduğunu şu yazımızda işlemiştik.

Bianet haberdeki markayı dijital olarak gizlemiş. Neden? Markanın reklamını yapmak istemediği için mi, yoksa markayı korumak için mi? Biz tam anlayamadık, belli ki onlar da bu “detaya” çok odaklanmamışlar.

Oysa kısa bir araştırmayla görecekler ki, Veet panolarına saldıranlar sadece muhafazakar ahlakçı gruplar değil. Daha geçtiğimiz ay İzmir Ege Üniversitesi’ndeki Kampüs Cadıları grubu, yukarıda alıntıladığımız gerekçelerle, başarılı bir eylemle kapmüslerine gelen Veet standını basmıştı. Videosu da burada. Bianet’in yapması gereken bu tür eylemleri haberleştirmek.

Bundan daha azı, eleştiriyi liberal bir noktada bırakıp, kadınların hayatını zindana çeviren yapısal sorunların üzerinden atlamak anlamına gelir.

Eminiz Bianet bundan daha iyisini yapabilir…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir