Ama Bütün Erkekler Öyle Değil! :'(

“Ya tamam orası doğru ama bütün erkekler öyle değil ki. Ben öyle değilim mesela.”

Evet, feminist bir kadınsanız, hatta kadın sorunlarının tartışıldığı herhangi bir ortama girmişliğiniz varsa bu cümle size hiç yabancı gelmeyecektir. Aslında bu kadarına bile gerek yok, herhangi bir kadın istismar haberi hakkında konuşulurken böyle bir cümleye denk gelmiş olabilirsiniz.

Peki bu cümle neden bizim sinirlerimizi tepemize çıkarıyor? Açıklayayım hemen: Çünkü bu, KADINLARIN PROBLEMLERİ TARTIŞILIRKEN ORTAYA ATILABİLECEK EN KISIR ARGÜMAN.

image

Şimdi bir kap dolusu kuruyemiş düşün. Bu kuruyemişlerin %10′u zehirli. Ama ye lütfen. Bir avuç ye, çünkü BÜTÜN KURUYEMİŞLER ZEHİRLİ DEĞİL. 

1- Tamam bütün erkekler öyle değil, bütün erkekler tacizci, tecavüzcü, katil değil, bunu zaten biliyoruz, ki bizim sosyal çevremizde de böyle erkekler var. Senin bize böyle bir bilgi vermene lüzum yok yani. Fakat şu anda konumuz öyle OLAN erkekler ve onlara karşı neler yapabileceğimiz.

Öyle OLAN erkekleri konuşurken “Öyle olmayanlar hariç” şeklinde bir ekleme niye yapalım ki? Niye öyle olmayan erkeği, öyle olmadığı için sürekli pohpohlamalı ve güzelleme yapmalıyız? İsterseniz madalya da verelim tacizci, tecavüzcü olmadığınız için?

Erkekleri ilgilendiren toplumsal sorunlardan bahsedilirken “BEN ÖYLE DEĞİLİM” diyerek işin içinden sıyrılmak sadece kadınları susturma ve lafı ağza tıkma politikasıdır. Bu, argümanı ileri bir boyuta taşıyıp çözüm üretme amacı gütmeyen, sadece argümandan caydırma amacı taşıyan kısır bir cümledir. Böyle bir niyetiniz olmasa bile bu ifadenin tanımı tam olarak budur, farkında olmadan bunu yapmaktasınız yani.

Tamam, belki sen öyle değilsin ama bu dinlemen gerektiği gerçeğini değiştiriyor mu? Eğer gerçekten öyle bir erkek değilsen, kadınlara kulak veren, eleştirilerini düzgünce dinleyebilen birisindir. Ama her söyleneni bireyselliğine hakaret algılayıp bütün argümanları kendine yormak da bunun tam tersi olur, değil mi?

2- Kadınlar bu sorunları konuşurken “Siz değil, sözüm meclisten dışarı” şeklinde bir yaklaşım sergilerlerse hiçbir erkek söylenenleri ciddiye almayacak, kimse özeleştiri yapmayacak ve bütün tartışmalar havaya uçup gidecektir. Sorun şu ki hiç kimse “Ben hafif tacizciyim sanki ya” “Bende tecavüz etme potansiyeli var biraz” diye düşünmez. Sözkonusu ezilen herhangi bir kitle olduğunda ezen kitle içinde bulunan bütün herkesin çuvaldızı kendine batırması gerekiyor. Çuvaldızı alıp ezilene “BEN ÖYLE DEĞİLİM” nidaları eşliğinde geri saplamayı değil.

Bunu örneklemek için bir sınıf ortamı düşünelim: Sınıfta konuşan öğrenciler varsa öğretmen ne yapar? Sınıfa dönüp “SUSUN, SESSİZ OLUN” der değil mi? Böyle bir durumda doğru olan hareket sınıftakilerin hepsinin susması mı olacaktır, yoksa konuşmayan herkesin “BEN KONUŞMUYORDUM ZATEN BANA NİYE SUS DEDİNİZ Kİ?” diye mızmızlanması mı? İşte “BÜTÜN ERKEKLER BÖYLE DEĞİL” diye itiraz edenler, bu sınıftaki “NİYE BANA SUS DEDİNİZ” diyen öğrenciler gibi yersiz ve absürd bir yaklaşım sergilemektedirler.

Nasıl ki öğretmen konuşanları her seferinde tek tek uyaramıyorsa (çünkü böyle yaparsa ders işlemeye vakit kalmaz, bu yüzden sınıfın tümüne hitap eder ve yanlış davranışta bulunanlar üzerine alıp kendilerini düzeltirler), kadınlar da sürekli tek tek “Sen iyisin, sen böyle değilsin” diye erkek güzelleyemez, iyisini de kötüsünü de işin içine katarak bütün topluma hitap ederler, böylece herkes kendi payına düşen özeleştiriyi yapabilir.

3-  “BÜTÜN ERKEKLER BÖYLE DEĞİL”, tıpkı “BEN KONUŞMUYORDUM NİYE SUS DEDİNİZ” gibi alakasız ve defansif bir yaklaşımdır. Yani madem öyle değilsin, o zaman seni kastetmiş olamayız değil mi? Evet bir erkeksin ama sırf penisin var diye bu suçlamaları mantıken üzerine alınmaman gerekiyor yani, çünkü zaten yapmıyorsun, rahat olabilirsin. Ama sen alınıyor, üstelik bir de savunmaya geçiyorsun. Bu da garip ve şüpheli bir paradoks yaratıyor, suçlu psikolojisi gibi.

Kendini bu şekilde savunman, kendinden şüphe ettiğini, belki de bahsedilenlere olan potansiyel eğilimini sana fark ettirmektedir, bu da ister istemez psikolojik olarak seni rahatsız etmektedir. Kabul etsen de etmesen de, erkek olduğun için isteyerek veya istemeden bu bahsedilen davranışları hayatının bir evresinde yapmış/yapıyor olabilirsin, ama kadınlar bu şekilde ifade edilince erkeklik içgüdülerinden dolayı kabul etmek istemiyorsundur. Fakat şunu unutmamalısın, belki karşındakini kandırabilirsin ama kendini asla. Ayrıca hepimiz mükemmel insanlar değiliz, ve bu öğrenildikçe ilerlenen bir süreçtir. Özeleştiri yapıp kendini düzeltmek seni küçültmez.

image

(Bu görseli kullandığım için bile tepki gördüm, bu balina fotoğrafı bile bazı erkeklerin duygularını incitti. Selam ediyorum onlara, türcü bir insan değilimdir, hakaret olsun diye yapmadım. 🙂 )

4- Defansif yaklaşan, kendilerini korumaya, aklamaya çalışan insanlar genellikle karşı tarafın argümanlarını dinlemezler. Akıllarındaki tek şey o argümana karşı savunma hazırlamaktır. Bu da bizim en çok ihtiyacımız olan şeye aykırıdır: DİNLENMEK. DİNLENMEK. DİNLENMEK.

Hep siz konuşuyorsunuz, bir kere DİNLEYİN bakalım, bizim sorunumuz neymiş. İnanın dinlediğinizde, savunmaya geçmek yerine empati kurup sağlıklı bir tartışma ortamı oluşmasına katkı sağladığınızda konuşmanın gidişatının nasıl değişeceğine şaşıracaksınız. Bunu feminist destekçisi olmak isteyip nereden başlayacağını bilemeyen erkeklere de söylüyorum. İlk kural dinlemektir. Söz kesmeden, “BEN” demeden dinlemek. İkinci kural da bir erkek olarak elinden gelen yardımı esirgememektir.

4- Bir kadın gece sokakta yürürken, asansördeyken, taksideyken vs. etrafında olan erkeğin HANGİ ERKEK olduğunu bilemez. Hani şu katil, tecavüzcü, tacizci erkek mi, yoksa ÖYLE OLMAYAN erkek mi? Bu yüzden her daim tetikte, temkinli davranmak ve sürekli kafamızda bu hesaplarla, bu gerçeklerle yaşamak durumundayız. Aynı durum ÖYLE OLMAYAN erkekleri de zan altında bırakmaktadır, bunu ataerkinin erkeklere verdiği zararlar başlığı altında değerlendirebiliriz, fakat KONUMUZ BU DEĞİL.

Şu an konumuz kadınların problemleri. Lütfen biz kadın problemlerini dillendirip çözüm yolları ararken “AMA ERKEKLER…” diye araya girmeyin. Tam anlamıyla lafımızı “taşak”lamayın yani. DİNLEYİN.

Çünkü herkes dinlese, herkes özeleştiri yapabilse, ortada zan altında bırakılacak erkek kalmayacak zaten.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir