Başörtülü Bülent Ersoy ve transfobi

bulentersoy

-Makyaj mı yapmış?

*Nasıl yapar, kafasındaki başörtüsünden utanmıyor  mu?

– Kot pantolon mu giymiş?

* Nasıl yapar, kafasındaki başörtüsünden utanmıyor  mu?

– Sosyalist devrimci miymiş?

*Nasıl olur, kafasındaki  başörtüsünden utanmıyor  mu?

-Bizimle aynı fikirde miymiş?

*Nasıl olur, kafasındaki başörtüsünden utanmıyor  mu?

-Konsere mi gitmiş?

*Nasıl gider, kafasındaki başörtüsünden utanmıyor  mu?

*Aaa, siz de mi bizimle direniştesiniz?

+ “Siz” ?????!!!

Merhaba , başörtülü kadının neler yapamayacağına ilişkin güzide, her şeyi bilen toplumumuzdan bir iç konuşma yazdım size. Yabancı değilsiniz değil mi? Bunları hatırlatmak istedim. Çünkü her şeyi bilen toplumumuzun süüüüper insanları bir başka insanın inanç alanı hakkında fikir üretmekte kendilerinin hakları olup olmadığını çok umursamıyorlar.  İnsanların neyi yapıp yapamayacaklarına  karar verme hakları var onların! Bunu da hatırlatmak istedim çünkü halihazırda başörtülü kadınların yaşadığı islamofobik cinsiyetçiliği geçtiğimiz yıl bir trans kadının yaşadığını hatırladım. Üstünde yazılan, çizilen, konuşulan, yüzbinlerce kez magazin programlarına konu edilen inançlı olduğunu her fırsatta dile getiren trans kadının yaşadığı korkunç  transfobiyi hatırladım. Ve benim hatıralarımdaki korkunç transfobi sadece anımsarken bile tüylerimi diken diken etti.

Hatırlayacaksınızdır, geçen yıl Bülent Ersoy hanımefendi Jüri olarak katıldığı bir yarışma programının Kadir Gecesi özel programına başörtüsü takarak çıktı. Ve hem anaakım medya, hem sosyal medya tarifi imkansız bir linç kampanyasına durdurak demeden başladı. LGBTİ hareketin içinde bile her zaman saygın bir yerde görülmeyen bir kadının  hedef gösterilerek yaşadığı transfobinin azmettiricisiydi o günden  sonra ana akım medya! Nefret cinayetlerinin azmettiriciliği ringinde devletle paylaştığı  köşesinde kendine ayrılan yere konumlamıştı yine kendini.

LGBTİ bir bireyin inanç sahibi olamayacağı üzerine o kadar çok yazıldı ki o günlerde. İnsan gözucuyla baktığında bile damağında kekremsi bir tat kaldı. Öyle kekremsi öyle iğrenç bir tat ki bu;     ” Ya bu “şey” hepten kapanırsa?” çığlıkları atıldı. Bir kadının içten duygu ifadesini göstermek için  Kadir gecesi programına başını örterek  katılması yüzünden yüzlerce kişi fetvalar verdi. Nasıl olurdu ki? Tanrının verdiği bedeni ruhu kabul etmediyse bir kere, Tanrı’ya şirk koşmuştu. O kadar çok Tanrı vardı ki o günlerde TV’de, internet sitelerinde sorsanız sayısını bilemem. “Kulla Allah arasına kimse giremez” ne kadar çabuk unutulmuştu, kul bir Trans kadın olunca?

nazliilicakNazlı Ilıcak’ın solda görünen tweetinin üzerine, Bülent Ersoy gastee.com’da kendisine bir cevap yazdı, yalancılara tahammülüm yok dedi. Buradan okuyabilirsiniz.

Nazlı Ilıcak’ın tweeti halen yerli yerinde duruyor. Ilıcak’a tepki gösterenler veya destekleyenlerin olduğu alttaki yorumlarla birlikte. Buyrun.

Aspurçe Gizem Kılınç

1 Yorum

  • Meryem dedi ki:

    Trans olmasına ve başörtü takmasına hiçbir itirazım yok ve bu yüzden linç edilmesi, üzerine espriler yapılması kesinlikle iğrenç. Ama kendisinin bu davranışı tıpkı Noel’de haç takmak, Buda’nın doğum gününde turuncu kumaş ve kazıtılmış kafayla arz-ı endam etmek gibi absürd bir davranış olmuş yani. Bu kısmına takılmıştım ben.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir