Cinsiyetçilik satar!

salesman

ALİ KARAKAŞ

Aslında bu ayın başında ardında bir video not bırakarak intihar eden Eylül Cansın (Mehtap Zengin) hakkında yazacaktım. Bunu aklıma getiren şey ise “Ensonhaber” sitesinin bir haberinde geçen “Mehtap’ı aslında fuhuş çetelerinin öldürdüğünü vurgulayan” başlığıydı. Sanki toplumumuz tertemiz, hiç transfobik değilmiş, hiç medyanın, devletin suçu yokmuş gibi konuyu tersten ele almasıydı. Bu haberi eleştiren bir tweet yazıp paylaştıktan sonra Cinsomedya editörlerinden olan bir arkadaşımın cesaretlendirmesi üzerine yazıyorum. Tam kafamda bir kurgu planlayıp çayımı aldıktan sonra fark ettim ki “Ensonhaber” sitesi o haberi yayından kaldırmış. Esasen iyi de olmuş, umuyorum ki haberi geri çekmelerinin nedeni kullandıkları dili ve haberin dibinde yatan hastalıklı ideolojiyi fark etmeleridir.

Gelelim yazının başlığına. Daha önce muhtemelen bu kalıbı kullananlar olmuştur. Çünkü bu sözün hemen bir adım gerisinde seks satar yani “sex sells” denen küresel bir olgu var ve bu kavram özellikle sektörel düzeyde, reklamcılık, medya ve müzik alanlarında kendini gösteriyor. Kapitalizm araçlarının her birinin kullandığı bu yöntem giderek hayatlarımızı çekilmez hale getiriyor, en azından cinsiyetçi pratiklerin yapabildiklerini fark edenler, doğrudan veya dolaylı bir şekilde sürekli kendini üreten bu dinamiğin tehlikesini hissediyor.

Benim bu yazıdaki hedefim Radikal! Bu gazeteyi –ki artık basılı gazete satmadan sadece online habercilik yapıyorlar- hedef almama neden olan şey sosyal medya spotları ve haber başlıkları. Sadece online alanlarda yayın yapmaya odaklanmadan önce en azından bir Posta değildi bu gazete, diğer yayın organlarına kıyasla nispeten daha gender neutral bir dil kullanıyorlardı, daha az cinsiyetçi idiler. Şimdi sizle birkaç örnek paylaşacağım.

  1. Çin hakkında ilginç gerçekler:[1]

radikal3

Soldaki facebook paylaşımında kullanılan görsel, sağdaki ise websitenin banner’ına koydukları görsel. Sanırsınız tamamen Çinli kadınlarla ilgili bir haber çıkacak ardından ama öyle değil. Haberin içeriği Çinliler’in geçim durumu, hava kirliliği vs. gibi bilgilerin yanında yılda kaç tane kedi, köpek yedikleri, yumurtaları erkeklerin idrarlarında haşladıkları, play station kullanımının yasak olduğu gibi ayrımcılık ve önyargı üreten gerçekliği tartışmalı bilgilerle dolu. Görsellerdeki çıplak kadınlarla alakalı haber içeriği ise yok.

2. Habere konu olan kişinin “kadın” olma durumu

radikal1 radikal2

Bu artık çok alışık olduğumuz çoğu zaman da yadırgamadığımız bir haber konsepti. Habere konu olan kişinin kadın olması, gey olması, trans bir birey olması, engelli olması, baş örtülü olması (haber kaynağının bakışına göre mini etekli olması) ve artık son zamanlarda gezi eylemlerine katılmış olması gibi haberin kendisiyle ve ortadaki durumla uzaktan yakından alakası olmayan detayların verilmesi insanların o habere ilgisini artırıyor(!).

3. Kopyacı Öğrenci[2]

radikal4

Bu haber karne zamanına denk getirilmiş ve tık alsın, websitemizin tirajı artsın diye yapılmış, yine haberin kendisiyle alakasız bir görselle yayına çıkarılmış.

Bu saçma haberlerin hikayesi hakkında kısaca bilgi vermek de isterim. Bu platformlardaki haberlerin birçoğunu bu konularla hiç ilgisi olmayan insanlar hazırlıyor. 300 kelimesi 20 liradan yazılan bu haberler ajanslar aracılığıyla Radikal gibi haber sitelerine servis ediliyorlar. Editörler de bu çakma haberler daha çok interaksiyona girsin diye seksi bir görselle bu platformlardan paylaşıyor. İnsan bu platformları yönetenlerin, haber yapanların hoyratlığına hayret ediyor.  Sanıyorum ki kendileri de yaptıkları işin çirkinliğinin kısmen farkındalar ama sonuçlarının, toplumda yarattığı tahribatın farkında değiller.

Medya ile toplum arasında bir yumurta-tavuk ilişkisi olsa da toplumun daha “farkında” oluşu umut veriyor. Radikal’in yaptığı haber ve paylaşımların altına gelen yorumlar ve eleştiriler toplumun bir kesiminin bu zehirlenmeye maruz kalsalar bile ortadaki durumdan ne kadar rahatsız olduklarının göstergesi. Son olarak bu tepkiyi ve farkındalığı bilimsel bir araştırma ile sizlere açıklamaya çalışacağım.

konda1

KONDA’nın Haziran 2012’de yaptığı “İnsan Hakları Araştırması”na göre ülkenin dörtte biri medya kuruluşlarının notunu zaten vermiş. Halkın listesindeki diğer başlıklar ise gayet ilgi çekici. Araştırmanın tamamına http://bit.ly/ihaklari linkinden ulaşabilirsiniz.

Görsellerle ilgili haberler için:

[1] http://www.radikal.com.tr/fotogaleri/hayat/cin_hakkinda_ilginc_gercekler-1214556

[2] http://www.radikal.com.tr/radikalist/turkiyede_egitim_sisteminin_belini_kiran_11_kopya_yontemi-1276727

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir