Doçent cinayeti: İkinci sezon

Olmayacak. Belli oldu, Asuman’ın peşini bırakmayacaklar. Şuna bir bakın (ya da buradan bakın):


asuman ses kaydi


“Kayıt bulduk, savcılığa verdik”

İlk sorumuz: Mustafa Özdemir, Asuman S.’nin telefon kayıtlarına nasıl ulaşmış? Asuman S.’nin tüm görüşmelerini hangi sapığı kayda almış? Bu kayıtlar nereden “bulunmuş”?

Bu soruların cevabını bilemiyoruz, belli ki Haber Türk istihbaharat servisi de bununla ilgilenmiyor.

Politikacıların ve generallerin konuşmalarının kayda alındığı durumlarda gazetecilik “duayenlerinden” saatlerce yasadışı kayıt feryatları dinliyoruz, “birileri servis etti” feryatları dinliyoruz.

Ama konu bir kadının özel telefon görüşmeleri olunca falanca kişi “kayıt bulduk savcılığa verdik” diyebiliyor ve bu bizim için sorun değil. Gerçekten mi?

Komplolar, planlar

Diğer mesele de şu:

Hikayenin “kötü kadın” unsurunu yeterince vurgulu bulmamış olacaklar ki, Haber Türk,  Doçent Cinayeti’nde belli ki yeni bir sayfa açmaya karar vermiş. (Bu arada çok şükür vaka’nın adı Sekreter Asuman Olayı olmaktan çıkmış görünüyor, Doçent Cinayeti başlığına razı olabiliriz).

Hatırlayacağınız üzere (şu ve şuradan), cinayetin faili Ahmet Gülce kendisinin de itirafı üzerine geçirdiği bir kıskançlık krizi sonrası tartışma yaşadığı Celalettin Özdemir’i boğazını keserek öldürmüş ve akabinde kendi yaptığı eylemden dehşete düşüp adamcağızın cesedini olay mahalinde bırakarak kaçmış, bir de tedbir olarak cinayet odasının kapısını kilitlemişti. Sonra da Konya emniyeti kendisini sorguya çeker çekmez çözülmüş ve cinayetini itiraf etmişti.

Hikaye size de tuhaf gelmiyor mu?

Yani hem geri planda uzun zamandır telefon görüşmeleriyle planlanmış büyük bir komplo, hem de panikle üzerine kapı kilitlenmiş bir ceset var hikayede.

Eğer bu yukarıda iddia edildiği gibi Asuman S.’nin dahil olduğu büyük bir şeytani komploysa, eğer bu masum bir öğretim görevlisini temizleyip tüm parasına konma planıysa, o zaman gerçekten de dünya tarihinin en gerzekçe, en sallapati, üzerinde en az düşünülmüş cinayet planı bu.

Bir erkek, profesör ünvanlı saygın bir erkek, kıskançlıktan gözü dönüyor ve başka bir erkeği ani bir kararla öldürüyor. Olay bundan ibaret.  Bunun dışındaki her bilgi gereksiz ve alakasız.

Velev ki Asuman S. her iki erkekle de bir gönül ilişkisi yaşamış olsun, velev ki bu ilişkileri eş zamanlı yaşamış olsun, velev ki birini ötekine çekiştirmiş olsun, velev ki arsa alma gibi bir planı olsun, velev ki Asuman çok çıkarcı bir insanmış da biz bilmiyormuşuz olsun. Bize ne.

Bütün bunlar halen bizim olayın en başından beri iddia ettiğimiz şeyi değiştirmiyor: Asuman S. ‘Doçent Cinayeti’nin alakasız kişisi.

Ortada cinayeti işlemiş tek bir adam var. Aynı adam saplantılı olduğu kadını da iğrenç ifadelerle olayın içine çekmeye çalışıyor. Polis aynı kadının diğer erkekle Konya’nın bilmemne otelinde ayda kaç kere buluştuğunu tespit edip, alakalıymış gibi bu bilgiyi basına veriyor.  Sonra maktulün kardeşi de nereden bulduğunu kimsenin sormadığı  özel görüşmeleri de aynı berbat bitmeyen dizinin ikinci sezonuymuşcasına önümüze atıyor.

Size buradan ekmek çıkmaz arkadaş. Asuman’ı rahat bırakın.

rahat bırakın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir