En Sevdiğiniz Woody Allen Filmi Hangisi?

Burçin Tetik @burcin_ttk yazdı:


Woody Allen’ın evlat edindiği kızı Dylan Farrow’un iki yıl önce yayınladığı açık mektubu bu soruyla başlıyordu: “En sevdiğiniz Woody Allen filmi hangisi?” Biz yanıtlayamadan ise yedi yaşındayken Allen tarafından istismar edilişinin hikâyesini anlatıyordu bize, belki bu kez duyup dinleriz diye. Aslı Böcek’in çevirdiği mektubu şurada okuyabilirsiniz ve okumalısınız da, yine de tacize uğradığını anlatan kadınların (ve elbette çocukların) “güvenilmezliğini” ortaya koyan şu kısmı alıntılayayım:

“Hikâyemi defalarca, doktor üstüne doktora anlatmak durumunda bırakılacağımı, hiçbir şekilde anlamadığım bir hukuki savaşın parçası olarak yalan söylediğimi kabul edip etmeyecek miyim diye sıkıştırılacağımı bilmiyordum. Bir noktada annem beni karşısına oturtup yalan söylüyorsam başımın belaya girmeyeceğini, bütün anlattıklarımı geri alabileceğimi söyledi. Geri alamadım. Çünkü hepsi gerçekti. Ama güçlülere karşı yapılan cinsel istismar suçlamaları daha kolay çuvallıyor. İnandırıcılığıma saldırmaya gönüllü uzmanlar vardı. İstismara uğramış bir çocuğu haksız olduğuna ikna etmeye hevesli doktorlar vardı.”

Tacizciyi ifşa eden sıradan kadınların bile “inanılır” bulunmadığını biliyoruz. “Neden bunlardan bahsediyor? Peki neden ŞİMDİ bahsediyor? Kesin bir çıkarı var!” denerek suçlanmaya başlıyor. Tecavüzden hayatta kalan çoğu kadın, sırf bir daha bu travmayla yüzleşmemek, arkasından gelecek suçlayıcı insan yağmuruyla uğraşmamak için zaten bunu gizliyorken, konuşabilenlerin böyle şüpheyle ve hatta suçlamalarla karşılanması tesadüf mü? Peki yıllar boyunca çevrenizden tacizcinin ne kadar başarılı, ne kadar dâhi, ne kadar yaratıcı olduğunuzu duysanız, sevdiğiniz tüm aktörler sizin dediklerinizi yok sayıp tacizciyi yüceltse, tacizcinin yüzünü her yerde görmek zorunda kalsanız ne hissederdiniz?

Dylan’ı duymamak, şüphe etmek ve sorumluluk almamak kolay. Çünkü herkes bize öyle yapmamızı söylüyor. Bill Cosby’nin tecavüzcülük ihtimalini kabul etmemiz, elliden fazla kadının ifadesiyle gerçekleşti. Ya henüz elli kadını taciz edememiş adamlar? Taciz ettiği her kadın konuşacak cesareti bulamayanlar? Onların yaptıklarına nasıl inanacağız?

Yakınlarda rastgeldiğim ve Woody Allen hakkında yeniden düşünmeme sebep olan bir videoyu aşağıya bırakıyorum. 1971 yılından bir programda, sunucu Allen’a eski karısı ile ilgili yaptığı şakayı soruyor ve Allen aynı şakayı, hakkında dava açılmasına rağmen yeniden dile getiriyor: Boşandığı ilk karısı Harlene Rosen, bir gece evine girerken kapısının önünde tacize uğramış. Medya bu olayı Allen’a sorduğunda, Allen “Kendisini tanıyorsam kıpırdamamıştır”a denk gelen bir yanıt veriyor. (Çevirmesi biraz güç, kadının başına gelen “violation” olarak geçiyor, Allen da buna “Knowing my ex-wife, it probably wasn’t a moving violation” diye cevap veriyor. Yani “yatakta kıpırtısızdır” demeye getiriyor.)

Barbie’nin kocası kılıklı program sunucusu nasıl da gülüyor! Çünkü kadın seks yaparken kıpırdamıyormuş! (Bu arada evlendiklerinde Allen’ın 19, Rosen’in 17 olduğunu hatırlatayım) Tüm stüdyo da kahkahalara boğuluyor, çünkü o kadar komik bir şaka ki! Kadının tabii ki davacı olması ise “şakadan da hiç anlamıyormuş canım”larla karşılanıyor. Allen acayip kendine güvenli, şakasından da, seyircisinden de emin. Hiçbir çekincesi yok, neden olsun ki? Yüzlerce kişinin önünde resmen eski karısını taciz ediyor ve aldığı tek tepki onaylanma ve hayranlık. Sahi, erkekler çok gülüyor, kadın neden gülmedi? Rosen, davayı kazanıyor.

Yine sorularla bitireyim: Peki Woody Allen vazgeçilmez bir yönetmen mi? Bir daha Allen filmi izlemesek, paylaşmasak, hatta kendisinden cinsiyetçiliği haricinde bahsetmesek ne olur? Özellikle kendini feminist olarak tanımlayan kadınlar olarak, eski karısının tacize uğraması hakkında şakalar yapan, üstelik kadının cinselliği hakkında konuşarak kendisi de tacizci olan bir adamın hayatımızda yeri nedir? Eğer bu tür adamların üretimlerinden vazgeçmiyorsak, bu bizim hakkımızda ne söyler ve sınırlarımızı nasıl çizeceğiz?

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir