Erkan Petekkaya üzerinden 7 Cinsiyetçi Erkek davranışı

fft81_mf3260931

Oyuncuların oynadıkları karakterlerin, gerçek hayattaki kişiliklerini yansıttığına inananlardanım. 

Erkan Petekkaya’yı ilk olarak “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” adlı dizide tanıdık. “Ali Kaptan” karakteri karısını aldatan, şiddet yanlısı, sevmek de dahil bütün duygularını aşırı dramatik yaşayan sorunlu bir tipti. Şimdilerde Paramparça adlı bir dizide, yine benzer tarzda bir karakteri oynuyor. Başta hiç fark etmemiştim ama şimdi bakıyorum, adam meğer üç aşağı beş yukarı kendisini oynamış.

Aynı dizide rolleri paylaştığı Nurgül Yeşilçay ile aralarında tartışmalar olmuş ve Yeşilçay diziden ayrılmış. Geçenlerde Ayşe Arman ile yaptığı röportajda set arkadaşı olan Erkan Petekkaya’ya dair bazı iddialarda ve suçlamalarda bulundu. İki tarafın açıklamalarını ve savunmalarını da objektif şekilde değerlendirmeye çalıştım ve ben de birçok insan gibi Yeşilçay’ın haklı olduğuna karar verdim. (Eğer Nurgül Yeşilçay’ın doğru olma ihtimali yüksek iddialarını okumak isterseniz yazımın en alt kısmına bakabilirsiniz.)

Şimdi Erkan Petekkaya’nın bu röportaja olan tepkileri üzerinden erkeklerde görülen 7 klasik cinsiyetçi davranışı irdeleyeceğim.

1- KADIN BEYANINI İTİBARSIZLAŞTIRMA VOL 1. KANIT GÖSTERMEDEN YALANLAMA

Kendisinin röportaja gösterdiği ilk tepki anasınıfı çocuğu düzeyinde bir yalanlamadan ibaret:

“Röportajın tamamı yalanlardan ibarettir. Gerekli cevap insani ve hukuki yollardan verilecektir.”

(“Camiide içki içtiler, videosunu atacağım” gibi aşırı havada kalan, komik bir söylem.)

“Her kelimesi düşünülmüş, tasarlanmış, Türk insanın yumuşak karnı neresi ise oradan vurmayı hedeflemiş yalan ve iftiralarla dolu röportajı okudum.”

(İnsanları safına çekmek için vatan millet Sakarya edebiyatı parçalıyor, bir de sanki çok önemli bir insanmış gibi komplo teorileri üretiyor. Yalanlama seviyesi hala anasınıfı düzeyinde.)

“Yaşananların şahitleri zaten konuşacak ve gerçek gün yüzüne çıkacak. Kendimden emin olduğum için içim çok rahat. Nurgül Yeşilçay’ın çirkef ve yalan sözleri ile beni yargılamayın. Emin olun gerçeği göreceksiniz.”

(Gün yüzüne çıkacak, şahitler konuşacak demesi ama birçok oyuncu ve ünlünün Nurgül Yeşilçay’a destek vermesi, üstelik setteki çirkin davranışlarıyla ilgili hiçbir elle tutulur açıklama yapmaması ve yer yerinden oynar, her şeyi göreceksiniz hukuk yanımdadır sözlerinin ötesinde bir şey diyememesi?)

2- KADIN BEYANINI İTİBARSIZLAŞTIRMA VOL 2. ARIZALI, ŞEYTAN KADIN İMASI

“Mertlik ‘bu adam bana mobbing uyguladı’ dan başlayıp, laf aralarında dizinin reytinginin düştüğünün altını çizip, 11 yaşında erkek çocuğu annesi olmasından bağlayıp, sonucunda da ‘aslında bana asıldı da ben yüz vermedim’ imasına vardırmak ve tamamen kendisinden kaynaklı ayarsızlıklarını bir kadın hareketine dönüştürmek çabası değildir.”

(Senin hödüklüğüne ses çıkartan kadın = ayarsız)

“Bir insana bu kadar büyük bir iftira atılır mı? Şeytandan daha tehlikeli. Böyle yalan söylenir mi?”

(“Kadının en büyük düşmanı kadındır, Peygamberimiz kadının şerrinden beni koru diye dua etmiştir” şeklinde safsatalarla büyütülen Türk insanını kündeye getirmek için çantada keklik bir yöntem. “Şeytan bu karı yav, bakın beni ne hale getirdi” şeklinde mızmızlanmak. “Erkekler ağlamaz” der bu delikanlılar ama işlerine gelince öyle pışpış bebeklere dönüşürler ki şaşıp kalırız.)

3- KADIN BEYANINI İTİBARSIZLAŞTIRMA VOL 3, “KADINLIĞINI KULLANIYÜR”

“Demogojiler ve yalanlar üstünden kadınlığını kullanarak prim yapmaya çalışıyor.”

(Bu “kadınlık kullanma”, erkeklerin hep yaptığımızı iddia ettiği ama nedense bir türlü hayrını göremediğimiz bir yöntem. Tecavüze uğrarız, yalanlarlar, kadınlığını kullanarak dikkat çekmeye çalışıyor derler. (Oysa ki tecavüz vakalarının sadece %2’si iftiradır.) Sette dayak yedim deriz, yalanlarlar, ben nereden bileyim kadınlığını kullanıp ünlü olmaya çalışmadığını derler. (Çünkü dayak yemek ünlü olmak için harika bir yol.) Tacize uğrar ifşa ederiz, çocuğun hayatını karartıyor ilgi orospusu derler. (Çünkü dışarı çıktığımız her gün en az 1 kere yaşadığımız taciz olaylarıyla ilgi görmeye çalışacak kadar psikopat varlıklarız.) “Dünya kadar malın olacağına fındık kadar *mın olsun” şeklinde atasözümüz var bizim. Çok ilginç, “*m” sahibi olmanın bütün kapılarını açacağını düşünen erkekler, genelde *m sahibi olduğu için kadınlara özel muamele yapan erkeklerin ta kendisi oluyor. İroni?)

“Biz bu kadının yaptığı bütün pisliklere kadın olduğu için tamam mı diyelim? Gazetelerin üçüncü sayfaları yıllardır kocası evden çıktıktan sonra içeriye erkek alan kadınların cinayetleriyle dolu abla! Bunları mı söyleyelim? Söylemiyoruz çünkü bu çok hassas bir konu.”

(Hmm, guess what… SÖYLEDİN BİLE. Gadına şiddet hassas gonu diye ortalarda gezinip gizli kadın düşmanı olan erkeklerden sadece birisin. Sen yıllar boyu aldatan erkek karakteri oyna, ama kadınlar aldatınca öldürülmeyi hak ettiklerini ima eden söylemlerde bulun. Çünkü öyle anaerkil(!) bir toplumda yaşıyoruz ki kadınların her davranışına, sırf kadın oldukları için okey deniyor :'( Bu kadar butthurt olunabilirdi. Egemenliği elinden %0.1 olasılıkla gidebilir diye ödü kopuyor.)

“Kadın diye ne yapalım yani? Söylemediğimiz o kadar çok şey var ki. Kadın diye söylemiyoruz.”

(“Bak kızım sana öyle bi şey derdim ama DUA ET KIZSIN. Sana bi vururdum ama dua et kadınsın.” E ABİ SÖYLE? Nedir bu günlerdir anlatamayıp dallandırıp budaklandırıp durduğun acayip şeyler, anlat da bilelim yani.)

4- “ÖNEMLİ OLAN İNSANLIK” şeklinde zuhur eden SAHTE HÜMANİZM

“Erkekliğimi bugüne kadar kimse üzerinden taçlandırmadığım gibi, taçlanacak durumun ‘cinsiyet’ değil ‘insanlık’ olduğuna inananlardanım. Set ortamında kadın erkek yoktur ‘oyuncu’ vardır. Ama her şeyden öte olunması gereken şey, ‘insan’dır.”

(ÖNEMLİ OLAN GADINLIK ERKEKLİK DEĞİL İNSANLIK diyenlerin %92’sinin kendi cinsiyetçi davranışlarını mazur göstermeye çalışan penis kafalılar olduğu saptandı.)

5- “KADIN KUTSALDIR” AYAKLARI, SAHTE KADIN DUYARI

“Ben kadınım” diye ortaya çıkıp orada burada küfrederek gezemezsin.

(Oooo, kadınlar küfür edemez, bu biz erkeklere has bir ayrıcalık.)

“Ben daha geçtiğimiz pazartesi günü Türkiye Eğitim Vakfı’nın kadına şiddet panelinde konuşmacıydım. Beni üç yüz kadın ayakta alkışladı. Ben on tane kadına şiddet seminerine konuşmacı olarak gitmiş adamım. Birkaç hafta önce Okan Üniversitesi’ndeki panelde Cevdet Mercan’ın davetlisiydim. Ne kadına şiddeti? Kadın da kendini bilecek.” 

(Ünlüler tonla panele çağrılır Erkancığım. Konu üzerine zerre tematik, araştırılmış bilgin olmadan, tamamen medyatik kaygıların güdüldüğü bir kadına şiddete hayır konuşması yaptın diye kadınların kanaat önderi olmuyorsun maalesef. “Kadın da kadınlığını bilsin” şeklindeki had bildirmesine diyecek sözüm yok zaten.)

“Tabii ki ben de kadına şiddete karşıyım. Bütün o mermileri Kurtuluş Savaşı’nda kadınlar taşıdı. Benim de annem kadın, benim de kız kardeşim var.”

(Biraz milliyetçilik romantizmi, biraz ana bacı edebiyatı -Nurgül’ün röportajından sonra bile hala kadın bireyleri anam bacım diye kendi erkekliği üzerinden tanımlaması da ayrı ironik- al sana yalandan kadın duyarı.)

6- ABARTMA VE AJİTASYON: ERKEK OLMAK ÇOK ZOR 🙁 

“Sette ana avrat küfretti, bana da iki kere annemle ilgili küfretti.”

(Muhtemelen “çöpten çıkardım” hakaretine sinirlenen Nurgül Yeşilçay’ın “ananın *mı” şeklinde tepki vermesini “annemle ilgili küfür” diye çeviriyor. Aciz çocuk.)

“Erkeksin sus derler. Ama ben haklıyım. Bir tane fotoğrafı çıkmadı diye dört saat sette bekletti bizi. Biz bunları anlatamıyoruz erkek olduğumuz için. Bana çamur atıyor, beni taciz etti diyor. O da beni taciz etti. Asıl kadın şiddetine maruz kalan benim.”

(Kadınların yaşadığı zorlukların milyonda birini yaşamayan, özellikle konumu itibariyle ayrıcalıklı erkeklerin bu tarz söylemlere nasıl cesaret edebildiklerini aklım almıyor, şaşırıyorum gerçekten. Sen hem suçlamalara elle tutulur cevap veremeyeceksin, hem her cümlenden kabadayılık, kadın nefreti akacak, hem de hala kurban rolü yapacaksın. İnanılır gibi değil, bravo. Kendi disiplinsizliklerini bir fotoğraf için 4 saat sette beklemekle aynı kefeye koymaya çalışması ayrı dumurluk zaten.)

7- SANA MI KALDIM KIZIM BEN: AŞAĞILAMA

“Issız bir adada, ormanda kalsam Nurgül’e bakmam ben. Ne alakası, ne ilgisi var. Ben Nurgül’ün nesini taciz edeceğim? Beyoncé mi o? Neyini taciz edeceğim?”

(Beyoncé olsa taciz ederdim diyor yani. Tacizi normalleştiren dilini bir kenara bırakırsak, bir kadının tamamen fiziksel yetersizliğine işaret eden imalarda bulunup onu safdışı bıraktığını sanmak da ne tarz bir çiğliktir kelimelere sığdıramıyorum. Kadının asıl vazifesi güzel olmak ya. Senle tartışırken bile güzel olmak zorunda, tacize uğradığında bile güzel olmak zorunda ki senin standartlarının güya altında bir kadın bunu iddia ettiğinde, yeteri kadar güzel olmadığını söyleyerek bütün suçlamalarını itibarsızlaştırabilirsin aklınca. Yine tam bir aciz ergen hareketi.”

Evet, neredeyse her cinsiyetçi erkekte görülen temel davranışları bu şekilde incelemiş olduk. Yazımı önemli bir noktaya değinerek bitirmek istiyorum: Nurgül Yeşilçay bütün tehditlere ve ajansın da Erkan Petekkaya’yı savunmasına rağmen böyle bir röportaj yaparak çok cesurca davranmış ve muhteşem bir direnişe imza atmıştır. Umarız bu direniş sadece röportajla sınırlı kalmaz, daha fazla kadın konuşur. Çünkü bilemiyoruz, Nurgül Yeşilçay gibi ünlü bir oyuncu bu şekilde mobbinge maruz kalabiliyorsa acaba başka kadın oyuncular başka dizi setlerinde neler neler yaşıyor…

56e530a9f0dc1e37b01be693

Dipnot: Nurgül Yeşilçay’ın iddiaları

Nurgül Yeşilçay aslında olay üzerine konuşmak istemiyormuş, ama Petekkaya kendisini “Gerçek sebepleri anlatırsam Nurgül sokağa çıkamaz” diye tehdit etmeye başlamış, o yüzden bildiği her şeyi anlatmaya karar vermiş. Ayrıca Petekkaya sürekli “Ben seninle sevgiliyi oynayamıyorum!” diyormuş. Sebebini sorunca “Sen anlarsın!”  şeklinde garip imalarla cevap veriyormuş.

Dizideki sevgililerin öpüşmesi gerek, artık ilişki inandırıcılığını kaybediyor, hem hayranlar da istiyor, senaryoda da var, ama Erkan Petekkaya bütün bunlara rağmen ısrarla öpüşmüyormuş. Üstelik Yeşilçay’a “Sen de amma meraklıymışsın öpüşmeye!” gibi laflar ediyormuş.

Nurgül Yeşilçay’a göre öpüşmek istememe sebebi karşısındakinin gerçekten öpüşmek istemediğini bilmesi ve bunun, o kırılgan erkeklik egosuna ağır gelmesiymiş. Yönetmen de bir şey diyemiyormuş işin garibi. Görünüşe bakılırsa Petekkaya setin “sert adamı” olduğu için senaryoyu bile değiştirme hakkını görüyormuş kendinde. (Sırf kırılgan egosu yüzünden mızmızlık yapıp herkesin işini gücünü sabote edebiliyormuş yani.) Öpüşmeme sebebi sorulduğunda ise “Anadolu halkı izliyor, yapamam” gibi absürd bir cevap verdiğini biliyoruz. (Yalnız kendisi bir önceki dizisinde eski karısına tecavüz etmiş, rol gereği birini öldürmüş, çocuğunu dövmüş, Anadolu halkı bunlara bir şey demiyor herhal.)

Bunlara ek olarak Erkan Petekkaya aşırı alkollüyken sette bulunuyor, bağırıp çağırıyor ve agresif davranıyormuş. (Şaşırtıcı bir şekilde birden fazla Türk erkek başrol oyuncuda görülmüş davranışlar) Küçük bir kıza hata yaptı diye sette ağza alınmayacak küfürler etmiş ve yönetmen bunlara gülmüş. Sete 8 saat geç geldiği olmuş. Bir keresinde Nurgül Yeşilçay yanındayken onun hakkında yönetmene “Ben bunu çöpten çıkardım” demiş.

Kaynak: http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ayse-arman_12/erkekligini-benim-kadinligim-uzerinden-taclandiramazsin_40067708

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir