Erkeklerin Kadınlarla Feminizm Tartışması

image-20150622-17712-qrazed

Şöyle bir şey oldu:

Bir sosyal medya tartışmasında, konu feminizm iken, tartışmaya katılan feminist bir kadın dostuma, tartışma içerisinde bir erkek olduğumu unutarak, tartışmacı diğer 10 erkekle birlikte ayar vermeye çalışırken buldum kendimi.  Söylediği şeyin içeriğindeki haklılığı bir kenara bırakarak, 10 erkek tek bir kadına feminizmin yanlışları söylevi çektik.  Şöyle haksızsın, böyle yanlışsın falan filan.

Bir erkek birşey yazıyor, diğer erkekler “evet çok haklısın, doğru dedin” vs. Layklar, sırt sıvazlamalar havalarda uçuşuyor.

Gurur eşiğimiz de maşallah çok düşük. “Bana da ha? peki öyle olsun”lar, “Beni diğer erkeklerle genellemeni beklemezdim”ler, “bir kere üslubun yanlış arkadaşım”lar.

Esastan girdik üsluptan çıktık, hangi joker kartı varsa hepsini kullandık. Kibar, bilgili, bu konuları aşmış, feminist literatürden alıntılar veren özgüvenli bir erkek güruhuyduk. Bazı arkadaşlarım hatalı olduğumuza halen tam ikna değil falan.

24 saat sonra dönüp baktığımda utanç içerisindeyim! Epic fail!

Bir erkek olarak feminizmle nasıl tartışılır konusunda dünden beri düşünüyorum. Bu konuda kafa yoran diğer erkek arkadaşlarıma (ve de kendime) yararlı bulabilecekleri bir hatırlatmada bulunayım istedim.

Ok beyler, şimdi sakin sakin, nerede hata yaptığımızı, feminizme yüklenen diğer öküzler içerisinde nerede durduğumuzu büyük resim içerisinde anlamaya çalışalım mı?

Şunlara bir bakın:

untitled

ve de bunlara…

feminist-feminazi1-500x433

ve de bunlara…

Feminists-last-names

Berbatlar!
Bu görselleri yeniden dolaşıma sokup sokmamakta tereddüt ettim ama sanırım bu tartışma özelinde en iyisi bu resimleri paylaşmak. Siz de biliyorsunuz internet bunlarla dolu. İnternet, yaşadığınız sokak, çalıştığınız işyeri ve de okuduğunuz okul “kadınlarla bir sorunum yok, kadın özgürlüğüyle bir sorunum yok, ama şu feministler yok mu” diyen kadın düşmanı mizahla dolu.

İnternetin anaakım feminist algısı halen bu paylaştıklarım seviyesindeyken, ve biz de feminist aktivistleri bu saldırılara karşı savunacak yeterince tartışma üretmiyorken, bir erkek olarak feminizmin şu ya da bu kanadının hatalarıyla tartışmak… haliyle sırıtıyor.

Sırıtıyor, çünkü kadın aktivistler, haklı olarak, diğer herhangi bir tartışmadaki diğer hepimiz gibi, kimin hangi argümanı hangi amaçla kullandığını bir samimiyet testine tabi tutuyorlar. Hükümet bahanecisi yazarlar Kürt hareketinin hatalarını cımbızladıklarında kendilerine ne kadar sinirlendiğinizi kendinize hatırlatın. Cımbızladıkları o hatayı teşhir etmelerinin özel durumda doğru olduğunu bildiğiniz halde, genel suskunluklarıyla karşılaştırdığınızda ne kadar ikiyüzlü ve samimiyetsiz göründüğünü kendinize hatırlatın.

So,

Haydi bundan birkaç ilke kararı çıkaralım:

1-  Feminist hareketi saldırılara karşı ne kadar, ne sıklıkta, savunduğumuzu kendimize soralım. Kadın özgürlüğü konusunda ne kadar, ne sıklıkta söz söylediğimizi, eyleme geçtiğimizi kendimize soralım. Bu bir samimiyet testi. Soruyu biz sormazsak kadınlar zaten soracak, bunu kendimize hatırlatalım.

2- Yılın 364 günü feministleri veya diğer kadın aktivistleri şu ya da bu konuda yalnız bıraktıysak, ya da desteği sözde bıraktıysak, 365’inci günde feminizmin hataları / çelişkileri vs tartışması başlatmayalım.

3- Erkekler olarak bu konuda söz söyleme hakkına sahip olmadığımızı düşünmüyorum. Ama tartışmayı ve katılımcılarını tartmadan hararetle ilk parmak kaldıran olma isteğini doğru bulmuyorum. İlk ve son söz kadınların. Ortamda tartışmaya katılan 1 kadın karşısında 10 erkek varsa, o zaman o 10 erkekten yalnızca 1’i konuşsun, diğerleri de “evet çok doğru dedin” vs bile demesin mümkünse, başka bir kadının tartışmaya girmesini beklesin, ya da karşısındaki kadının argümana ikna olmasını umsun. Bu tartışmaların kadınlar için ne kadar çabuk bunaltıcı hale gelebileceğini kendimize hatırlatalım.

4- Erkekler olarak kadınlarla, cinsiyetçilik tartışırken, gurur eşiğimiz halen çok düşük. Halen kadınlara karşı cinsiyetçilik tartışmalarında “toptancılık üzücü”, “genellemeler manidar”, “bana da ha?” vs gurur ifadelerini ortaya kolayca atıp, teknik puandan maçı kazanmaya çalışıyoruz. Bir kadınla, kadınların başına gelen ayrımcılığı tartışırken, “üslubun yanlış” kartı oynamaya çalışıyoruz. Oysa bu tartışmada kadınlara karşı üslub vs lüksümüz yok. Gurur lüksümüz yok.

Daha fazla tartışırız zaten ama şimdilik bencesi bu…

Son olarak sevgili Tuğba’ya, özürlerimle gelsin tekrar:

12036455_10152997723440806_6147276253494728007_n

Alper Ard – 29 Eylül 2015    @alperard

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir