Gururlu kibar erkeklerle tartışmak

gururlu kibar erkeklerle tartışmak

Alper Ard

5Harfliler’den Willow iyi yakalamış, kadın hastalarını seks objesi olarak erkek hastalarına tavsiye eden, en iyimser senaryoda bunun mizahını yapan bir doktorumuz var. Şuna bir bakın. Orijinal makale de burada.

Özetle Radikal yazarı psikiyatrist doktor Alper Hasanoğlu önce Borderline karaktere sahip olma durumunu tanımlamış sonra da tuhaf, çok tuhaf bir yere bağlamış:

“..güzel, zeki bir ‘Borderline’ kadın… her an çılgın şeyleri yapabilir… erkeğini mutlu etmeyi çok iyi bilir… cinsel olarak her türlü fanteziye açıktır… [birkaç başka şey daha saydıktan sonra] Bu nedenle şakayla karışık şunu düşünürüm zaman zaman. Bir erkek ‘Borderline’ bir kadınla ilişki yaşamamışsa çok şey kaybetmiş demektir. Ama ikinci kez yaşamaya kalkarsa salaktır.”

Çok mu üzerine gidiyoruz? Aslında bunu kastetmemiş olabilir mi? Bir hafta sonra eleştirilere köşesinden cevap vermiş Hasanoğlu:

“…yazıma birçok tepki geldi… Yazıyı çok iyi bulup yararlananlar da olduğu kadar [?], Borderline kadını suistimale açık bir hale getiren, seksist bir yazı olduğunu öne sürenler de oldu… Humor sanırım bu ülke topraklarını çoktan terketmiş… Üzerine en çok düşünülen, kitap yazılan, psikiyatr ve terapisti en fazla yoran bu insanlık durumu hakkında hangi aklı başında psikiyatr, seksist bir yazı yazar, onları suistilmale açık hale getirecek, kadını değersizleştirecek cümleler kurar?” diyor Hasanoğlu ve eleştiriyi kendisini eleştirenlere yöneltiyor.

Yine çok kibarca, çok ‘beyefendice’ bitiriyor:

“Sanıyorum bu sanal dünya insanların, süper egolarını, vicdanlarını, etik kuralları, en basitinden adab-ı muaşeret kurallarını kolayca bir kenara bırakmalarını sağlıyor.  Utanmak dostlar, en büyük erdemlerimizden biridir. Lütfen utanmaktan korkmayınız.”

Yazısını seksist olduğu için eleştirenler önce ‘adab-u muaşeret’e, sonra da utanmaya davet ediliyor. -Buna benzer ifadeleri en son kimden duymuştuk bir hatırlayalım mı?-

Hasanoğlu “yazıyı çok iyi bulup yararlananlar da” oldu demiş. Kim nasıl ne şekilde yararlanmıştır bilemiyorum, ama büyük konuşmayayım, öyle diyorsa illa ki yararlanılmıştır. Şahsen, Hasanoğlu’nun yazısı “kişinin şu özelliği varsa, bir de bu özelliği varsa, bir de şunu ve bunu yapma eğilimindeyse biz bu paketin bütününe borderline karakter deriz” demekten ve sonunda şaka yollu yapılan espiriden başka ne gibi bir tavsiye, yararlanma materyali sunuyor doğrusu tam göremiyorum. Psikoloji ya da psikiyatri değil belki ama psikolojizm bana oldum olası sorunlu gelmiştir. Bu elbette başka bir yazının konusu. Daha fazla dağıtmadan konuya döneyim.

Hasanoğlu dediğimi kastetmedim, humor yaptım diyerek savunuyor kendisini, çok normal birşey söylüyormuş gibi. Burada hiçbir sorun yok mu? “Borderline kadınlarla mutlaka bir kere yatın, her fanteziye gelirler” demek sorunlu, ama sözü “… şaka lan şaka, humor yaptım” diye bitirince sorunlu değil, öyle mi?

Biz günlük hayatta bile hasta insanların hastalıklarıyla, engelli insanların engelleriyle, insanların yüzlerindeki benlerle bile dalga geçmenin yanlış bir şey olduğunu biliyorken, hastalarını bel altı mizah malzemesi yapmanın tıp etiğindeki yeri nedir? İstanbul Tabip Odası veya Türkiye Psikiyatri Derneği bu mizahı bir sorun olarak görmeyecek ve –hadi meslekten uzaklaştırmayı geçtim- en azından bir kınama, uyarı dahi yayınlamayacaksa hasta hakları, masta hakları vs hikâye demektir. Tanrı yardımcımız olsun.

Bir diğer sorun da şu:

Farkında mısınız ama konu cinsiyetçilik olduğunda halen bir “sıfır tolerans” kültürümüz yok. Halen bazı erkekler için bol bol tolerans seviyesindeyiz.

Karakterine kefil olduğumuz, toplumsal cinsiyet bilinci konusunda çitin bizden yana tarafında durduğunu bildiğimiz bir erkek ne zaman saçmalasa, ya kendisi, ya da sevenleri tarafından bize “eyleme değil, karaktere bak” deniliyor.

Cinsiyetçilik konusunu “aşmış” erkekler, henüz aşamamış büyük çoğunluğun varlığı dolayısıyla hem bir ayrıksılık payesi bekliyorlar, hem de bu koca kapkara kültürün dış çeperlerindeki gri alanlara girip çıkmakta bir sorun görmüyorlar. “Erkekler borderline kadınlarla mutlaka yatın”. Doktor bunu gerçekten kastetti mi, kastetmedi mi? Bunu bir espiri konusu yapması sorunlu mu, yoksa kabul edilebilir bir şey mi? Alın size  borderline cinsiyetçilik. 

Sözkonusu kişi Tecavüzcü Coşkun, Erol Taş, Joffrey Baratheon değil de Alper Hasanoğlu gibi erkekler olduğunda, nedendir bilinmez, hemen bir karakter savunusu devreye giriyor. Özgeçmişler sayfa sayfa önümüze seriliyor. Bunu kastetmiş olamaz çünkü şöyle iyi bir insan, böyle beyefendi bir erkek, şöyle bir centilmen vs vs.

Bir ortalamaya bak deniyor bize. Bir aritmetik hesabına yönlendiriliyoruz. “%95 bu konuları şöyle şöyle aşmış bir erkek olduğu için, %5’lik hareketleri üzerinde hiç durmayın”.

Ama bu çok komik değil mi? Çok da tehlikeli?

Hayır hanımlar, beyler. Eğer gerçekten şu “sıfır tolerans” denilen şeyi yaratabileceksek bir ara, karaktere değil, eyleme bakalım. Çünkü karakter değil, eylem yargılanıyor.

Hasanoğlu’nun ettiği laflar kabul edilebilir mi? Değil.

Bunu kastetmemiş, şakasını yapmış olsa bile bu mizah kabul edilebilir mi? Değil.

E o zaman daha neyi tartışıyoruz. İzninizle bunun adına cinsiyetçilik diyeceğiz ve bundan hiç utanmayacağız.

Son olarak, bu bir karakter sorunu değil diyorum ama dürüst olmak gerekirse Hasanoğlu’nun kendisini eleştirenleri bir de utanmaya davet etme hakkını kendinde görmesi karşısında kifayetsizim. Bu Hasanoğlu’nun sadece eylemi değil aynı zamanda karakteri hakkında da bir şeyler söylüyor derse birisi…. açıkçası kendisine verecek cevabım yok.

Zor gerçekten.

Gururlu kibar erkeklerle tartışmak, hele cinsiyetçilik tartışmak zor.

 06 Ağustus 2014 –  @alperard

2 Yorum

  • Derya Karagözoğlu dedi ki:

    Belli bir eğitim seviyesinde, entelektüel birikimi dolgun(!), gururlu, kibar bir erkeğin; düşüncelerinin satır aralarında, alt metinlerinde (ve hatta kendisinin de farkında olmadan) verdiği cinsiyetçi sinyaller benim için de fena mide bulandırıcıdır. Ve bu prototipte bir erkekle bu konuyu tartışamazsın, hep sen yanlış anlamışsındır !..
    24 saati kaba ve cinsiyetçi bir “hödük” bile daha samimi gelir bana böyle anlarda..

  • zeynep atbasoglu dedi ki:

    yaziniz duygu ve dusuncelerime tercuman oldu. ictenlikle kutlar ve tesekkur ederim. dr. zeynep atbasoglu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir