Kadın Cinayeti Haberi Nasıl Yapılmaz 101

Yine bir erkek “sevdiği” kadını öldürmüş. Şanlıurfa’da servis şoförlüğü yapan Mahmut Zafer O., 37 yaşındaki Sibel Çadırcı‘yı boğarak öldürdükten sonra halıya sarmış sonra da cesedinin üstüne kolonya döküp yakmış. Sibel Çadırcı üç çocuk annesiymiş. Zaten Mahmut Zafer O., bu çocukların servis şoförüymüş. Çocuklar evdeyken evi basıp annelerini öldürüyor. Polise ve itfaiye haber verenler de onlar.

Yine her zamanki gibi kan donduran bir olay. İddia edilen, servis şoförü ile maktulün ilişkisi olduğu. Genelde bu ilişkinin aslında nasıl olduğunu biliriz, tek taraflı tacizden ibarettir. Ama sanrılar içindeki adamlar hep bir ilişki yaşadıklarını düşünürler. Yine de, yaşanan ilişki gerçek bile olsa, bu durumun kadına yönelik erkek şiddeti ile alakası olamaz ve hiçbir şekilde bir cinayeti hafifletmek için kullanılamaz. Bir kişinin kişisel seçimleri, onun öldürmesini meşrulaştırmaz. 

Oysa Sabah gazetesi, gördüğünüz üzere haberi ana sayfadan “Yasak aşk ölümle bitti” şeklinde veriyor. “Sevgilisini eve aldıktan sonra…” diye imalı imalı alt başlık eklemeyi unutmadan. Böyle bir haberleştirme tam da kurbanı suçlamak dediğimiz şeydir, katil yerine başına gelenler için kurbanın suçlandığı, erkek katilin belki de erkek egemen güdülerle kayrıldığı bir haberleştirme. Benzerlerini tecavüz haberlerinde de görüyoruz.

SABAH

Haberin içeriğindeki başlık ise “3 Çocuk Annesi Kadın Boğularak Öldürüldü”. Nispeten daha düzgün, herhangi bir ahlaksızlık iması yok, kendin ettin kendin buldun demeye getirmiyor. Yalnız başka bir sorunu var. Failden, erkek şiddetinden bahseden bir haber başlığı değil.

Sibel Çadırcı’nın veya gün aşırı öldürülen her bir kadının öldürülmesi politiktir. Kadın cinayetleri rastgele tek tek kadınların öldürülmesi değildir, bu cinayetler birbirlerinden izole vakalar sayılamazlar. Karşı karşıya olduğumuz şey, sistematik olarak bir cinsin diğerini öldürmesi, kadına yönelik her türlü şiddetin normal sayılması, çünkü bütün bunların sistem tarafından kadına yönelik önyargılar, ayrımcılıklar, hak gaspları ile yolunun hazırlanmasıdır. Bu sistemin esaslı parçalarından birinin de medya olduğunu unutmamak gerek. Medya böyle haberler yapmaya devam ettikçe, şiddet “zaten hak eden kadınların başına gelen münferit bir olay” olmaya devam edecek.

SABAH2

3 Yorum

  • Tülay Şubatlı dedi ki:

    Kadın cinayeti haberlerinde kullanılan basmakalıp başlıklardan biri daha. Bu kalıplar o kadar damarlarımıza nüfuz etmişki, kadın meslektaşlar da aynı ifadeleri kullanabiliyor malesef. Bütün bunların önüne geçebilmek için Gazeteciler Cemiyeti Kadın Komisyonu olarak bir kılavuz kitap hazırladık. Amacımız bu eril dili medyadan kaldırmak. Ve bunu yapmak da aslında çok kolay. Yeterki herkes bu dillere pelesenk olmuş kelimeleri ayıklayabilsin, biraz empati yapabilsin. O zaman durup düşününce yaptığının farkına varabiliyor insan.
    Peki kadın cinayeti haberinin doğrusu nasıl olurdu? Bunun yanıtı da var kitapta. Kılavuza buradan ulaşmak mümkün http://www.tgc.org.tr/bildirgeler/cinsiyet-esitlikci-haber-kilavuzu.html

    Bu haber üzerinden örnekleyelim; Başlık şöyle olabilirdi; “Mahmut O.’nun vahşeti”, “Bir erkek cinayeti daha”, “Erkekler bu vahşete dur deyin”, veya eril dilin yerleşik söylemi erkekliği kullanarak “Bu erkeklik değil” olabilirdi.

  • Deniz Doğu dedi ki:

    “Ama sanrılar içindeki adamlar hep bir ilişki yaşadıklarını düşünürler. ”

    Saldırgan bir cümle olmuş.
    Suçlu “sanrılar içinde” olarak itham edilmiş.
    Eğer elinizde bu bilgi var ise haklısınız. Ancak yazının anlattığına göre böyle bir bilginiz yok.

    Eğer “sanrılar içindeki adamlar” derken bir genelleme yaptıysanız ise son derece sexist bir açıklama olmuş.

    • CinsoMedya dedi ki:

      merhaba, “seksizm” pek böyle olmuyor. biraz estetik kaygısı olan bir cümle onun dışında bir problem göremiyorum. başımıza geldi, geliyor! ortada selam vermekten gayrı bir durum yokken bir ilişki içinde olduğunu zanneden ve bu doğrultuda can sıkan, taciz eden, ya benimsin ya kara toprağın ulen tadında sayıklayan adam çok var. gerçeklikle bağları kopuk olduğu için sanrı içinde olduklarını yazabiliriz sanıyorum. -E.P.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir