Takvim’in “fenomen” güzellik anlayışı. Çok güleceğiz!

Şahan Gökbakar ve TTNET’in kadın düşmanı güzellik anlayışından bahsederken bugün TAKVİM’in galeri sayfasındaki “Fenomen Oldular! Hem çok gülecek hem çok şaşıracaksınız.” sayfası bizi mahcup etti. İlla önce bizi tava koy derler.

Yukarıdaki insanların beyaz Avrupalı olmamaları, medyanın Helenistik güzellik anlayışının dışında olmaları TAKVİM’in onlara insan kıyafeti giymiş komik maymunlar muamelesi yapması için yeterli. Hem gülecekmişiz, hem şaşıracakmışız!

Konu güzellik algımız olduğunda her türlü saçmalığa karşı savunmasızız. Güzellik ayarlarımızın başında cinsiyetçi medya tiplemeleri oturuyor ve patronları o an neyle dalga geçmelerine karar veriyorsa, o saçmalığı önümüze atıyorlar. Ve bunun adı ırkçılık.

Irkçılık henüz ortadan kalkmamış bir fenomen olduğu için, daha bir süre TAKVİM’in fenomen şakalarına maruz kalacağız gibi görünüyor.

TAKVİM hem cinsiyetçi hem ırkçı. Hiç şaşırmadık.

5 Yorum

  • Anonymous dedi ki:

    Cinsiyetçilik, bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğunu savunan düşünceler bütünüdür. (yani ben zaten kadına yapılan cinsiyetçilik-erkeğe yapılan cinsiyetçilik gibi bir tabir kullanılamayacağını düşünüyorum) Ataerkil olan her toplumda eril olanın üstünlüğü vardır.. Bu yüzden zaten haberlerde “dişi” gördük mü; önce bi düşünüp “bakalım o nasıl giyinmiş, kadınlığını bilmiş mi vs..” gibi kalıp yargılar kullanıyoruz. Eh, zaten insanlar cinsiyetçiliğin hem kadına hem erkeğe zarar verdiğini anlasalardı herhalde daha farklı bir durumda olurduk. Zira aynı cinsiyetçilik kadını bir kalıba koyarken erkeği de koyar. “Erkek dediğin şöyle güçlü olur, erkek dediğin böyle kaslı olur, erkek dediğin karısına köle olmaz!” gibi “erkek dediğin” cümleleri de aynı (yani sizin “kadına yapılan cinsiyetçilik” dediğiniz) sistemin getirisi(ya da benim için götürüsü)dir. Yani bahsi geçen biscolata reklamı cinsiyetçiliğe değil daha çok “hegamonic masculinity” örnektir. (Kötü haber; bu cinsiyetçiliğin taraf belirlemiş hali olan ” eril olanın üstünlüğü” demektir.) Şimdiden “amaaan ne alengirli laflar bunlar” “napalım yani anaerkil mi olalım-galiba siz feministsiniz” dediğinizi duyar gibiyim. (ne yazıkki ucundan bile değilim) ..
    Not: “Cinsiyetçilik ayrımıyla ilgili bu kadar anlatıdan sonra gizliden gizliye aslında kendiniz ayrımcılık da yapıyorsunuz.” un kulağa komik geldiğini dürüstçe belirtmek isterim.

  • Yanlış düşünüyorsun Mert Bey. Ayrıca benimle ilgili varsayımınız da yanlış. Ben de bir erkeğim. Ne yapacağız şimdi? 🙂

  • mert ayaz dedi ki:

    Cinsiyetçilik ayrımıyla ilgili bu kadar anlatıdan sonra gizliden gizliye aslında kendiniz ayrımcılık da yapıyorsunuz. Ana başlık “Kadın kısmını rahat bırakın”; alt metin “Hep bu erkek egemen toplum yüzünden, erkekler şöyle kötü böyle batık, asalım keselim, vs..” Abarttığımın farkındayım ama bu konunun gidebileceği en uç noktayı da göstermeyi uygun gördüm.

  • Cinsiyetçilik evet günümüz toplumunda sadece kadına karşı yapılıyor. Ama kadınlara karşı yapılan bu cinsiyetçilik erkeklerin hayatını da, kadınlara nazaran daha az derecede de olsa, olumsuz etkiliyor. Bu konuda size katılıyorum. Cinsiyetçilikle kadın, erkek herkesin ortak mücadele etmesinden yanayım.

    Biscolata reklamında olan şey fiziksel güzellik baskısı. Evet haklısınız erkekler üzerinde de var bu baskı. Ama yine de cinsiyetçilik değil bu. Sonuçta fiziksel güzellik baskısı erkekleri spor salonuna gitme yönünde telkin ediyor olabilir, ama kadınlar için sonuçları çok daha ağır: Güzel görün, az konuş, sürekli kendini izle, çocuk yap, imajını kontrol et, imajını koru, iffettini koru, hayır olma, evinde otur çocuk yap, işte çalış çocuk yap ve daha bir dolu zırvalık…

  • Anonymous dedi ki:

    Cinsiyetçilik sadece kadınlara karşı mı yapılıyor? Bir cok bariz Biscolata reklamını incelememişsiniz, begeniyle izlediginize eminim. Ikı yuzlu buldum. Saygılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir